Junior Member
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 13
| b) Bu dönemin matematigi zanaat düzeyinde bir matematiktir; matematik “matematik için matematik “ anlayisiyla degil, günlük hayatin ihtiyaçlari için, yani “halk için matematik “ anlayisiyla yapilmaktadir. Matematigin kullanim alanlari ise, zaman-takvim belirlemek, muhasebe isleri ve günlük hayatin, insaat, miras dagitimi gibi diger isleridir. Dini ve milli günlerin, ibadet saatlerinin, deniz yolculuklarinin ve tarima uygun dönemlerin belirlenmesi için, bugün oldugu gibi, eski zamanlarda da dogru bir takvim yapmak son derece önemli bir is olmustur. Bu da ancak uzun süreli gökyüzü gözlemleri, ölçüm ve hesapla mümkündür. Bu matematigin kullanim alanlarindan en önemlisi ve matematigin gelismesine neden olan temel ihtiyaçlardan biridir. Devlet gelir-giderinin hesaplanmasi, mal varliklarinin tespit, kayit ve muhasebesi de devlet düzeni için elzem olan ve matematigin kullanildigi diger bir alandir. Bu da matematigin ögretilmesine ve dolayisiyla gelismesine neden olan ikinci bir temel ihtiyaç ve etmendir.
Bu dönem matematigi, bu bölge ülkelerinin kültürel varliklarinin, Pers istilasi sonucu son bulmasiyla son bulur. 2- Yunan Matematigi :
M.Ö. 600 lü yillar Pers’lerin orta doguya hakim olmaya basladigi yillardir. M.Ö. 550’ li yillara gelindiginde, Pers’ler, Anadolu, Misir dahil, bütün orta dogunun tek hakimidirler. Pers’ler, M.Ö.500-480 arasinda Yunanistan’a üç sefer düzenlerler; 480 de Atina’yi ele geçirerek yakarlar ama, bir yil sonra, 479 da Yunanlilar Persleri Yunanistan’dan atarlar. Bu tarih, M.Ö. 479, Yunan medeniyetinin baslangici olarak kabul edilen tarihtir.
Bu tarih, bilimde, sanatta edebiyatta çok parlak bir dönemin baslangici olan bir tarihtir. Yunan matematigi gerçekte bu dönemden daha önce baslamistir. Iki kisi, Tales (M.Ö. 624-547) ve Pisagor ( M.Ö.569-475), Yunan matematiginin babasi olarak kabul edilir. Tales Milet (Aydin) de dogmustur. Misir’a gittigi, bir süre orada kaldigi ve Misirda geometri ögrendigi bilinmektedir. Misirda iken, büyük piramidin gölgesinin uzunlugunu ölçerek, bu sayiyi, kendi boyunun o andaki gölgesinin boyuna olan oraniyla çarpmak suretiyle, büyük piramidin yüksekligini hesapladigi kitaplarda anlatila gelmektedir. Tales Milet’e döndükten sonra, ögrendiklerini ögretmek gayesiyle, kendi etrafinda bir grup olusturarak onlara geometri ögretmistir. Matematige – deneysel olarak dogrulamaya dayanmayan-akil yürütmeye dayali, soyut ispatin Tales’le girdigi kabul edilir. Ayrica, Tales insanlik tarihinin ilk filozofu olarak ta kabul edilen kisidir.
Yunan matematiginin diger babasi olan Pisagor Samos (Sisam) adasinda dogmustur. Pisagor’un bir süre Tales’in yaninda kaldigi, onun tavsiyelerine uyarak Misir’a gittigi, orada geometri ögrendigi, Misir tapinaklarini ziyaret edip, dini bilgiler edindigi, ve Misirin Pers’ler tarafindan isgali sirasinda, Pers’lere esir düserek Babil’e götürüldügü rivayet edilmektedir. Babil’de bulundugu 5 yil boyunca matematik, müzik ve dini bilgiler ögrenmis, Samos’a döndükten sonra bir okul olusturarak etrafina topladigi insanlara ögrendiklerini ögretmeye çalismistir. Siyasi nedenlerle, M.Ö. 518 Samos’dan ayrilarak, güney Italya’ya, Crotone sehrine yerlesmis ve orada yari mistik-yari bilimsel, tarikat vari bir okul olusturmustur. Bu okulun, “matematikoi” denen üst düzey kisileri beraber yasamaktalar ve birbirlerine yeminle baglidirlar. Ikinci gurup okula devam eden ögrencilerden olusmaktadir. Pisagor okulu sayi kültü üzerine kuruludur. Onlara göre, her sey sayilara indirgenebilir; sayilar arasinda tesadüfi olamayacak kadar mükemmel bir harmoni vardir ve harmoni ilahi harmoninin yansimasidir. O gün için bilinen sayilar 1,2,3,... gibi çokluk belirten tam sayilar; ve ½, ¾,...gibi parçanin bir bütüne oranini belirten kesirli sayilardir.
Pisagor teoremi olarak bilinen ( bir dik üçgenin dik kenarlarinin karesin toplami hipotenüsün karesine esittir) teorem ile irrasyonel sayilarin ortaya çikmasi Pisagor ekolünü derin bir krize sokmustur. Irrasyonel sayilarin kesfi matematigin ilk önemli krizidir. |